top of page

"ELEŞTİRİYORSAN DEĞİŞTİR; DEĞİŞTİREMİYORSAN KABUL ET - 1".. Uzm. Psikolog ERDEM OCAK yazdı..

"Eleştiriyorsan Değiştir.. Değiştiremiyorsan Kabul ET.."

Sayın Erdem Ocak, müzisyen kimliğiyle yıllardır Ankara'da rock gruplarının solisti olarak izlediğimiz güzel ve kuvvetli sesli ve güzel ruhlu insan.. Aynı zamanda çocukları müzik ile iyileştiren Uzman bir Psikolog ve Müzik terapisti.. NORTHWAY ile bu güzel yazısını paylaştığı için çok teşekkür ederiz.. Sevenleri şimdi onu Bursa'da takip edebilir..


Bir şeyi eleştirmeye başladığında, o noktada bir değişim arayışı içindesin demektir. Yoksa neden şikayet edesin ki? Çok basit bir anlatımla; “Yemek tuzsuz olmuş” cümlesiyle bile yemeğinin tadını değiştirmek istemiyor musun?

Demek ki; eleştiriyorsan yapman gereken şey değiştirmek.


Çünkü içinde bulunduğun durum seni rahatsız ediyor ve bu değişim gerçekleşmediği sürece mevcut durumun yapacağı yegane şey; seni rahatsız etmeye devam etmek olacak. Yemeğinin tuzsuz olduğunu söyleyip tuz eklemediğini düşün. O sırada aç olduğun halde yemeğini bırakıp yediğin yemeğin tadıyla ilgili risk barındıran girişimlerde bulunman lazım.


Ağız tadı, senin ağız tadın ve herkesin ağız tadı da kendine özeldir. Bu yüzden tamamen kendi ağız tadına uygun miktarda tuz eklemen gerekiyor öyle değil mi? Bunun şu kadar oranı, bu kadar oranı diye kati bir gerçeği yok. "Tek gerçek senin ağzının tadı."


Demek ki; değişim için yapman gereken şey harekete geçmek, değişime karşı direnmemek. Akıntıya karşı da yüzebilirsin, sorun yok. Yorulmak diye bir durum da var neticede. Fakat her karar bir sonucu barındırır ve her biri sorumluluğunu beraberinde getirir. Akıntıya karşı yüzmeyi seçiyorsan yorulmaktan şikayet etmemen gerekir. Şikayet ediyorsan eğer akıntıya karşı yüzme işini değiştirmen gerekir.


Bir karar verebilmek sorumluluk; sorumluluk ise özgüven gerektirir. Yalnızca kendine güvenen biri değişimi göze alabilir. Çünkü mevcut durumu tanıyordur, biliyordur ve kendini güvende hisseder. 
Fakat ortadaki yanılsamayı fark etmen gerekiyor. Bir durum güvenli veya tehlikeli değildir. Sen kendini o durumun içinde güvende veya tehlikede hissedersin. 
Bu noktada da eğer senin güvenin, duruma değil de kendine olursa o zaman her yeni durumu kendine olan güveninle birlikte kucaklayabilirsin. 

"Neyse çok konuştum, hadi yemeğini soğutma".
Erdem Ocak, Uzman Psikolog, Müzik Terapisti, Müzisyen
187 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


Yazı: Blog2 Post
bottom of page