top of page

Doç. Dr. Sezin Akça Bayar yazdı.. "HELENİSTİK YOL.."

"HELENİSTİK DÖNEM" - HELENİZM

Canım oğlum Kuzey'in Lesvos'dan dönerken "HellenicSeaway" yolcu gemisini gördüğünde sorduğu soruyla aslında hep düşümdüğüm, sevdiğim, kendimi bir şekilde kanım çekercesine rahat hissettiğim o topraklarla şu anda yaşadığım toprakların arasında o güçlü bağlantıları okudukça daha da kendimi iyi hissettiğim o "Helenistik Düşünce Tarzı" nı sizinle paylaşıp, biraz da geçmişte yolculuğa çıkarmak istiyorum..




Helen ismi Yunancaya dayanan bir kökenden gelir. Net bir kaynak olmamakla beraber Helen isminin anlamı güneş ile bağlantılı olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda Helen Yunan mitolojisine göre Truva savaşına neden olan dünyanın en güzel kadını olarak biliniyor.


HELENİSTİK DÖNEM



Helenistik Dönem, Büyük İskender'in istilalarıyla başlayan, Antik Dünya'da Grek etkisinin doruğa ulaştığı dönemdir. Dönem, Klasik Grek Dönemini izlemiştir ve Helenistik Dönem'in ardından, Klasik Grek egemenliğindeki bölge Roma Cumhuriyeti hakimiyetine geçmiştir.


Helenistik kavramı ilk olarak Alman tarihçi Johann Gustav Droysen tarafından, Greklerin baştan beri kendilerine verdikleri adlandırma olan Helen sözcüğünden türetilmiş ve 19. yüzyıl ortalarında kullanılmıştır. Droysen bu kavramla Büyük İskender’in M.Ö. 4. Yüzyılda istila ettiği topraklarda Grek kolonileşmesi hareketinin ve Grek kültürünün yayılmasının anlatılmak istendiği bir kavram olarak kullanmıştır. Esasen Droysen’in bu tanımlaması pek çok tartışmaya yol açmıştır.


Helenik tanımlamasına -en azından Droysen’in yüklediği anlamda- pek çok tarihçi karşı çıkmıştır. Bununla birlikte Helenistik tanımlaması hâlen kullanılagelmektedir. Dahası bu tarihsel dönemi tanımlayacak daha tercih edilir bir adlandırma yoktur.

HELEN KİMDİR?


Helen veya Truvalı Helen, Menelaos'un karısı. Yunan mitolojisine göre Truva savaşına neden olan dünyanın en güzel kadınıdır. Çeşitli efsanelere göre Zeus'un fani bir kadından olan tek kızıdır. Sparta kraliçesi Leda ile kuğu kılığına girmiş tanrı Zeus'un kaçamağından doğan bir kızdır.


Birçok noktayı etkileyen ve farklı yapıların oluşmasını sağlayan Helenizm nedir? konusu da kişiler tarafından oldukça araştırılan konuların başında gelir. Helenizm, Grek kültürü ile Doğu sanatının birleşmesiyle ortaya çıkmış, dönemine göre yenilikçiliği ve özgürlüğü temsil eden bir sanat, felsefe ve düşünce akımıdır.


Bu akım; mimari, resim ve heykel sanatını da etkileyerek farklı kurallar içerir. Helenizm birçok noktayı yakından etkilemiş ve gelişimlerini sağlamıştır. Örneğin; Rönesans döneminde ortaya çıkan Klasisizm akımında da Helenizm’in izlerini görmek mümkündür.

Helenizm nedir, konusuna değinirken Helenizm’de mitolojik Tanrılar ve doğa olaylarının da son derece önemli bir yer kapladığına da değinmeden geçemeyiz. Helenizm’in izlerini görebileceğimiz inşa edilen birçok tapınakta ve fresklerde Zeus, Hera ve Artemis gibi Yunan tanrılarına yer verilmiştir. Tanrı heykellerinin yapımında mermerden, hayvan heykellerinin yapımında ise taştan yararlanılmıştır.


    Gerçekten de Helenistik Dönem'in en belirgin gelişmelerinden biri de Asya ve Afrika'da hızla yeni Grek kolonilerinin kurulmasıydı. Bu gelişme esasen çok geniş bölgelerin tek bir siyasi otoritenin kontrolüne geçmesiyle ticaretin gelişmesinden kaynaklanıyordu. Bu yeni yerleşimler Grek dünyasının değişik yerlerinden gelen kolonicileri bir araya getirmişti. Eskiden olduğu gibi, tek bir "ana kent"den kaynaklanan bir yayılma değildi. Bu gelişmenin bir sonucu olarak esas kültürel merkezler, Yunanistan'dan Pergamon ve Rodos'a yayıldı ve Seleukia, Antioch, İskenderiye gibi kentler kuruldu. Değişik kentlerden gelen bu Grekçe konuşan insanlar Attika'nın saygın lehçesini kullanıyorlardı. Ancak bu kentlerde zaman içinde Helenistik Grekçe olarak da bilinen Koini lehçesi, bir bakıma ortak dil “lingua franca” olarak gelişmiştir.

Helenistik Dönem'in bir diğer karakteristiği ise gelişen ticaretin, onun teşvik ettiği üretim artışının yol açtığı bir gelişmeydi. Bu dönemde edebiyat, mimari, süsleme, plastik sanatlar ve bilimsel araştırmalarda son derece parlak ürünler ortaya çıktığı görülmektedir.

Kuşkusuz "Helenleştirme", Antik Grek kültürünün Helenistik dünyaya yayılmasıydı. Ancak bu yayılmanın genişliği, etkinliği ve ne ölçüde bilinçli bir politikanın sonucu olduğu ciddi biçimde tartışmaya açıktır.
    Büyük İskender’in bilinçli bir Helenleştirme politikası izlemiş olduğunu düşünmek mantıklıdır. Ancak bu politikanın gerisinde yatan nedenleri bilmeye olanak yoktur. Antik Grek kültürünü geniş bir coğrafyaya yaymayı da amaçlamış olabilir. Ancak, genişleyen devasa bir imparatorluk toprakları üzerinde hakimiyet kurmayı sağlayacak etkin önlemler almayı amaçlamış olması daha yüksek bir olasılıktır.

Helenistik Dönem, Büyük İskender’in komutanlığında Grek etkisinin zirveye ulaştığı dönemi ifade eder. Büyük İskender Pers İmparatorluğunu yenilgiye uğrattıktan sonra Güneybatı Asya’da yeni krallıklar kurmaya başlamıştır. Bu kurulan yeni krallıklar, Klasik Grek kültürünü ve dilini bu topraklara taşımıştır.

Büyük İskender, ilk olarak Yunanistan’ın tüm şehir devletlerini, sonra Anadolu, Suriye, Irak, İran ve Mısır olmak üzere buralarda yaşayan Persler’in tüm topraklarını kendisine bağlamıştır. Helenizm Uygarlığı, Büyük İskender’in Asya seferine çıkmasının sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Büyük İskender, Helenizm uygarlığının kurucusu olarak kabul görmektedir.

  Yaklaşık olarak 300 yıl süren Helenistik Dönemde birçok eser ortaya konmuştur. Ortaya konan bu eserler arasında günümüze kadar gelmeyi başarmış mimari eserler de yer alır. Bu eserlerin başında Artemis Tapınağı vardır. Dünyanın 7 harikası arasında yer alan bu tapınağın içerisinde Artemis heykeli başta olmak üzere dönemin en ünlü heykeltıraşları tarafından yapılan onlarca heykel bulunur. Helenistik Dönem’de yapılan bir diğer tapınak ise ünlü Zeus Tapınağı’dır.  Antik Pergamon şehrinin sınırları içerisinde bulunan Zeus Tapınağının içerisinde mitolojik Tanrıların savaşlarını resmeden, Helenistik Dönem’in izlerini taşıyan birçok gravür ve fresk yer alır. Her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen tapınak dönemin en görkemli yapılarından biridir.

    Helenizm’in doğu ve batı kültürünün birleşimiyle ortaya çıkmaktadır. Bu noktadan hareketle Helenizm kültürünün özelliklerine baktığımızda bir kültür kaynaşması olduğunu da görebiliriz. Hellenistik kültür aynı zamanda bir şehir kültürüdür. Yeni şehirler bu dönemde ortaya çıkmış ve gelişmiştir. İnsan ve özgürlük kavramı ön plandadır. Sanat ve kültüre de oldukça büyük önem verilmiştir. Özgürlük ve yaşayış tarzına bağlı olarak, özellikle heykelcilik alanında bu dönemde büyük gelişmeler yaşanmıştır. Aynı zamanda bu dönemde matematik, astronomi, biyoloji, fizik, coğrafya gibi alanların bağımsız bir disiplin olma düşüncesi savunulmuştur ve bu uygulamaların geliştirilmesi için temeller atılmıştır.  


HELENİSTİK DÜŞÜNCE



 
  Helenizm sanat, mimari ve heykel alanlarını etkilemesinin yanı sıra temelde felsefi akımlar üzerinde büyük dönüşümlerin oluşmasına yol açmıştır. Helenistik düşüncenin en önemli özelliği, temel felsefesinin konularını mantık, fizik ve etik şeklinde düzenlemesidir. 
   Mantık, Aristoteles’in başlattığı yolu devam ettiren bir tavırla, bilgi teorisini de içine alacak şekilde, doğru bilgiye ulaşmanın yöntemi ve felsefenin vazgeçilmez aracı olarak görülmüştür. Bu anlayışla mantık alanına da son derece büyük katkılar yapılmıştır. 


HELENLEŞTİRME POLİTİKASI


Büyük İskender’in izlediği politikaların ilk amacı imparatorluk topraklarında kentler kurmak ya da var olan kentleri yeniden düzenlemekti. Bu kentlerin farklı bölgelerdeki yönetsel merkezler olması amaçlanmıştı ve Grek yerleşimciler bu kentlere gelecekti. Gerçekte birçoğu İskender’in seferine katılan askerleri tarafından iskan edildi. Kuşkusuz bu kentler Grek kültürünün imparatorluk topraklarına yayılmasını sağlamıştır. Fakat asıl amaç, imparatorluk sınırları içindeki halklar üzerinde kontrol sağlamaktı, Grek kültürünün yayılması gibi bir amaç çok daha geri plandaydı. Romalı tarihçi Arrian, Baktriya’da kurulan kentin, yerli halkın uygarlaştırılması anlamına geldiğini ifade etmektedir. Fakat bu “uygarlaştırma”, bölge halkı üzerinde hakimiyet kurmanın bir tarzı olarak da görülebilir. Öte yandan kuşkusuz kentlerde birer garnizon kurulacaktır ve böylelikle kent çevresindeki belirli genişlikteki bir bölge askeri olarak kontrol altında tutulacaktır.


TARİHTEKİ ÖNEMİ



    Grek etkisi, Büyük İskender’in generalleri tarafından kurulan dört esas krallığın hakim olduğu topraklardan daha geniş bir alana yayılmıştı. Yunanistan ve Ege Adaları, zaman zaman Makedonya Krallığı’nın hakimiyeti altına girdiyse de en azından görünürde bağımsız kalabildiler. Makedonya ile sınır komşusu olan Epir Krallığı da Grek kültüründen fazlasıyla etkilenmiştir ve bu yüzden esas olarak Helenistik bir krallık olarak kabul edilmektedir. Daha batıda Sicilya ve Güney İtalya (Magna Graecia), Roma tarafından işgal edilene kadar bağımsız kaldı. 
    Öte yandan Helen etkilerinin Roma Cumhuriyeti yapısına girmesinde etkili oldular. Küçük Asya’da (Anadolu) Grek olmayan Pontus ve Kapadokya krallıkları her ne kadar tümüyle Helenleşmediyse de Grek kültüründen belirgin biçimde etkilendiler.         Helenistik dünyanın en doğusunda Grek - Baktriya Krallığı, Selevkos İmparatorluğu’ndan zaten bir kopuş olarak kurulmuştur. MÖ. 2. Yüzyılda Baktriya Krallığı’nın Kuzeybatı Hindistan’ı ele geçirmesiyle bölgede bir Grek - Hint Krallığı kurulmuş ve Grek etkisini Hindistan’a kadar yaymıştır. Esasen Grek - Hint Krallığı Helenistik krallıklar içinde MS. 10 yılına kadar ayakta kalabilen son krallıktı. Yine de hakkında hemen hemen hiçbir şey bilinmemektedir. Netice itibarıyla Helenistik dünyayla belirgin bir etkileşimi olmadı.

Alexander Sarcophagus, Istanbul Archaeological Museums, 2020.



    Bu dönemin en önemli yapıtlarından İskender Lahdi İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde yer almaktadır. Bahsi geçen lahit her ne kadar Fenike’li bir krala ait olsa bile lahit aracılığıyla karakter portrelerin ne kadar geliştiğini ve sanatçıların eserlerini betimlerken duyguları baskın biçimde yansıttıklarını gözlemleme şansını ediniyoruz. Bu dönemde genel olarak Filozofların portrelerinin yapıldığını görmekteyiz. Ayrıca önceki dönemlere oranla yeni bir oran tutturan sanatçılar eski zamanlarda tanrılar için yapılan tapınaklar artık bu dönemde Kral ve ailesi adına yapmışlardır. 
    Helenistik Döneme ait sanat eserlerinde, kare ya da dikdörtgen, zigzag hatlar, o döneme özgü insan ve hayvan motiflerine sıklıkla rastlamaktayız. Doğu coğrafyalara doğru devam ettikçe bitki ve hayvan motifleri Helenistik sanat eserlerinde yer almaya başladığını, böylece “Orientalizan” akım geliştiğini görüyoruz. Ne yazık ki bu dönemde yapılmış olan tablolar günümüze ulaşmamıştır. Ancak yinede günümüze ulaşan mozaikler aracılığıyla dönemin etkileri izlenebilmektedir. İskender Mozaiği, Helenistik dönemde yapılmış olup dönemin sanatsal bakış açıları hakkında günümüz insanına fikir vermektedir. 


    Helenistik Çağ bir diğer deyişle Grek yani Yunan sanatının çağıdır. Krallıkla birlikte gelişen yaşam kültürü, yeni sanat eserlerin ortaya çıkmasını sağlar. İnsanlar için hazırlanmış olan büyük mezar yapılara (mosole) Helenistik sanatsal dönemde rastlamaktayız. Helenistik Dönemde var olan sanat anlayışı dünyayı etkileyen bir sanat haline gelmiştir. Mimaride rastladığımız Korint Üslubu dönemin en çok kullanılan sütun biçimi olmuştur. Ephesos Artemis Tapınağı, Dydima Apollon Tapınağı, Priene Athena Sardis Artemis Tapınağı Helenistik döneme ait en çok hafızalara kazınmış mimari yapılarındandır.


Helenistik dönemde insanlar kendilerini herhangi bir şehrin ya da devletin vatandaşı olarak değil, dünya yurttaşı olarak düşünmeye başlamışlardır. Bu durum felsefi düşünce sistemlerine de yansıdı ve bazı felsefeler bütün insanların kardeşliği düşüncesini işlenmiştir. Bu düşünürlere göre iyi bir yaşam onu arayan herkes içindi. İnsanların zengin, yoksul, köle ya da özgür olmasına bakılmaksızın herkesin, bilgelik yoluyla erdeme ve mutluluğa ulaşabileceği düşüncesini de temel almışlardır.

Lesvos, Plomari, 2022.

Ben de bu güzel felsefeyi içinde barındaran tüm düşünce kalıplarına saygı duyuyor, benimsiyor ve çevremde yaşatmak istiyorum..

Kardeşlik ve iyi bir yaşam onu arayan herkese ama herkese açıktır.. ve mutluluk ve huzur herkesin hakkıdır..


Çok sevgili Yunan arkadaşlarıma ve enerjisini güneşten alan Helen'e selam olsun..!!

Peter & Daniella & Basilis & David Aligiannis (Seven Seas Taverna, Plomari).

Barbayanni Uzo Museum, Plomari.

NORTHWAY ile kalın.. !!
Doç. Dr. Sezin Akça Bayar, Göz Hastalıkları Uzmanı, NORTHWAY sitesi kurucusu.


316 görüntüleme0 yorum

Comentarios


Yazı: Blog2 Post
bottom of page